a
Gamze Bal

Gamze Bal

03 Mayıs 2024 Cuma

Türkiye’nin Un Sektörü, Küresel Arenada Liderliğini Genişletiyor!

Türkiye’nin Un Sektörü, Küresel Arenada Liderliğini Genişletiyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin un endüstrisi, yıllardır süregelen başarılı ihracat performansını, artık makine üretimine de taşımaya kararlı. Son on yılda dünya pazarında gösterdiği üstün performansla dikkatleri üzerine çeken Türk un sektörü, şimdi de makine üretiminde Çin’in gerisinde kalarak liderliği hedefliyor. Bu gelişme, Türkiye’nin endüstriyel dönüşümünde önemli bir kilometre taşı olarak kaydediliyor.

Un endüstrisinin liderleri, bu adımın stratejik önemine vurgu yapıyor. Buğday üretimindeki artış beklentileri, sektörün atıl kapasitelerini harekete geçirmenin yanı sıra, ihracatın itici gücünü daha da güçlendirmek için yeni fırsatlar sunuyor. 2023 yılında 4,2 milyar dolarlık bir ihracat hacmi elde eden makineciler, bu yıl hedeflerini daha da yukarı çekerek 5 milyar dolarlık bir ihracat rakamına odaklanıyor.

Bu dönüşüm, Türkiye’nin sanayi ve ticaret alanındaki uluslararası rekabet gücünü artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Türk makine üreticileri, teknoloji ve kalite odaklı yaklaşımlarıyla küresel arenada kendilerine sağlam bir yer edinme hedefinde kararlı görünüyor.

Türkiye’nin Un ve Makine Endüstrileri Küresel Arenada Yükselişte: Rekor İhracat ve Büyüme Hedefleri

Türkiye’nin un endüstrisi, son on yıldır dünya ihracat lideri unvanını taşıyarak göz kamaştıran bir performans sergiliyor. Geçtiğimiz yılın verileri, sektörün tarihinin en yüksek ihracat rekorunu kırdığını gösteriyor. 3,6 milyon tonun üzerindeki ihracatla bir önceki yıla göre yaklaşık %20’lik bir artış yakalayan Türk un endüstrisi, büyüme ivmesini kararlılıkla sürdürüyor. 2023 sezonunu 1,5 milyar doların üzerinde bir ihracat hacmiyle kapatmış olmaları, sektörün istikrarlı büyüme performansını vurguluyor.

Öte yandan, Türkiye’nin makine üretimi alanındaki potansiyeli de dikkat çekiyor. Sektör, dünya genelinde Çin’in ardından ikinci sırada yer alıyor. Değirmen ve Sektör Makineleri Üreticileri Derneği’nin (DESMÜD) açıkladığı verilere göre, 2023 yılında değirmen ve sektör makineleri üreticileri yaklaşık 4,2 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirdi. Bu yıl için ise hedeflerini daha da büyüterek 5 milyar dolarlık bir ihracat hedefi belirledikleri görülüyor.

Makine ihracatının küresel boyuttaki yaygınlığı da dikkat çekici. Bugün itibarıyla ABD, Kanada, Avrupa, Latin Amerika, Afrika, Rusya, Türk cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkeleri olmak üzere 169 ülkeye makine ihracatı gerçekleştiriliyor. Türkiye un endüstrisi, sadece un üretimi ve kapasitesiyle değil, aynı zamanda makine üretimiyle de uluslararası pazarda ön plana çıkıyor. Değirmen ve sektör makineleri, Türkiye’de 2 yılda bir düzenlenen ve her yıl farklı bir ülkede gerçekleştirilen İDMA Fuarı aracılığıyla uluslararası pazarlara erişim sağlıyor.

Türkiye’nin Un Endüstrisinde Kapasite Kullanımı ve Büyüme Potansiyeli

Geçen yılın verilerine göre buğday üretimi 22 milyon ton seviyesine ulaşırken, bu yılın ise daha da yüksek bir üretimle karşılaşması bekleniyor. Bu artış, sektör için önemli bir avantaj sağlıyor. Her yıl artan buğday üretimi, hammaddenin bollaşmasını ve erişilebilir olmasını sağlayarak iç piyasadaki ürün arzını ve ihracattaki pazar çeşitliliğini artırıyor.

Türkiye’de 69 ilde faaliyet gösteren 598 adet un fabrikasının yıllık toplam üretim kapasitesi yaklaşık 32 milyon ton olarak belirleniyor. Ancak sektörün kapasite kullanımı, şu anda yaklaşık olarak %50 seviyesinde seyrediyor. Bu rakamın, sektördeki atıl kapasitenin büyük bir kısmını temsil ettiği düşünülüyor. İhracat, bu atıl kapasitenin değerlendirilmesinde kilit rol oynuyor.

Resmi veriler olmamasına rağmen, 2023 yılında Türkiye’nin un endüstrisi tahmini olarak 15 milyon tonun üzerinde bir üretim gerçekleştirdiği biliniyor. Ancak sektör temsilcileri, atıl kapasitenin devreye alınması için yeni pazarların oluşturulması ve üretim maliyetlerinde desteklemelerin sağlanması gerektiğini vurguluyor. Bu adımların, sektörün büyüme ve rekabet gücünü artıracağı öngörülüyor.

Devamını Oku

Van’da Bereketli Yağmurlar: Çiftçiler ve Besicilerin Yüzü Güldü!

Van’da Bereketli Yağmurlar: Çiftçiler ve Besicilerin Yüzü Güldü!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Van’ın toprakları, uzun zamandır beklenen yağmurlarla yeniden canlanıyor. Son yılların en bereketli kış ve ilkbahar mevsimlerini yaşayan bu coğrafya, çiftçiler ve besiciler için adeta bir armağan gibi. Topraklarını besleyen yağışlar, su kaynaklarının seviyesini yükseltiyor ve toprağın nem oranını artırıyor. Bu doğal lütuf, aylarca ahırda kalan hayvanlarına yem yetiştirmekte zorlanan besicileri ve hububat üretimi yapan çiftçileri sevindiriyor. Yağışlarla birlikte gelen bu canlılık, tarım ve hayvancılık sektöründe umut dolu bir atmosfer oluşturuyor.

Van’da Yağışlarla Bereketlenen Tarım ve Hayvancılık Sektörü

Van, son 21 yılın en yağışlı mart ayını yaşayarak doğal kaynaklarını zenginleştiren bir döneme giriş yaptı. Bu bolluk, tarım ve hayvancılık sektörlerinde umut ve heyecanı artırıyor. Yağışlarla birlikte gelen bu bereketin, Vanlı çiftçiler ve besiciler üzerinde olumlu etkileri bekleniyor. Kış ve ilkbaharda beklentilerin ötesinde gerçekleşen yağışlar, tarım ve hayvancılık faaliyetlerine canlılık kazandırıyor.

Besiciler, kış boyunca ahırlarda besledikleri hayvanlarını yeşeren meralarda otlatmaya başlamanın heyecanını yaşıyor. Yeşeren otlarla birlikte ot miktarının ve çeşitliliğinin artması, besicilerin hayvanlarını daha verimli bir şekilde besleyebilecekleri anlamına geliyor. Ayrıca, hayvanlarının yem ihtiyacını karşılamak için kendi tarlalarına yem bitkileri ekimine başlayan besiciler, verimli bir sezon geçirerek kışın yem maliyetlerini azaltmayı umuyor.

Çiftçiler de bu bereketli dönemden payını alıyor. Buğday, fasulye, şeker pancarı, nohut, mercimek, arpa ve çavdar gibi ürünleri üreten çiftçiler, rekoltenin artacağı bir hasat dönemi beklentisiyle tohumları toprağa saçıyor. Toprakların nem oranının yükselmesi ve su kaynaklarının artması, tarımsal üretimi destekleyerek çiftçilerin umutlarını yeşertiyor.

Van’da yaşanan bu doğal bereket, bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyelini bir kez daha ön plana çıkarıyor. Doğanın cömertliğiyle beslenen bu topraklar, çiftçi ve besiciler için verimli bir sezon vadederken, bölgenin ekonomik kalkınmasına da katkı sağlıyor.

Vanlı Çiftçi ve Besiciler: ‘Bereket Dolu Bir Sezona Hazırız

Gevaş ilçesine bağlı Güzelkonak Mahallesi’nde çiftçilik yapan Kasım Güçlü, Van ve çevresinde artan yağış miktarının tarım ve hayvancılığı olumlu etkilediğini vurguluyor. Güçlü, tarlalarını sürerek tohumları toprağa ekmeye başladıklarını belirtiyor ve ekim işlemlerinin tam zamanı olduğunu ifade ediyor. Nem oranının yüksek olması ve toprak altının ıslak olmasıyla birlikte, bu yılın verimli geçeceğine olan inancını dile getiriyor. Yağışların, hem tarımı hem de hayvancılığı olumlu yönde etkileyeceğine olan güveni pekişiyor.

Selimiye Mahallesi’nde besicilik yapan Faysal Akdoğan ise geçen yıl yaşadıkları zorlukları geride bırakmanın sevincini yaşıyor. Kasım ayından bu yana ahırlarda besledikleri koyunlarını meraya çıkarmaya başladıklarını aktaran Akdoğan, bu durumun yem maliyetlerini düşürdüğünü ve geçen yılki kuraklık nedeniyle artan yem ve arpa fiyatlarının zorluğunu atlattıklarını ifade ediyor. Bu yıl ise kar ve yağmurun bol olduğunu belirten Akdoğan, yonca, korunga ve arpa üretiminde artış beklediklerini dile getiriyor. Bereketli bir sezon geçirmeyi umut ettiklerini belirtiyor.

Devamını Oku

Bitkisel ve Hayvansal Üretim Kredi İmkanlarında Büyük Değişiklik!

Bitkisel ve Hayvansal Üretim Kredi İmkanlarında Büyük Değişiklik!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarım sektöründe kritik bir adım atılıyor! Bitkisel ve hayvansal üretimde faaliyet gösteren çiftçiler için önemli bir destek müjdesi geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan duyuruya göre, bitkisel veya hayvansal üretim alanlarında faaliyet gösteren çiftçilere sağlanan kredi imkanlarında önemli bir değişiklik yapıldı. Artık, 300 bin liraya kadar yüzde 100 faiz indirimli kredi imkanından faydalanacak çiftçiler, bu kredinin yüzde 70’ini ayni olarak kullanabilecekler. Geri kalan yüzde 30’luk kısmı ise nakit olarak elde edebilecekler.

Bu yeni düzenlemeyle birlikte çiftçilere sunulan destek, tarımsal üretimi ve sektörün gelişimini desteklemeyi amaçlıyor. Bitkisel ve hayvansal üretimde faaliyet gösteren çiftçiler, daha geniş bir kapsamda kredi imkanlarından faydalanabilecekler. Böylelikle, tarımsal üretimde verimliliğin artması ve çiftçilerin rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Yeni Destek: Tarımsal Üretime Özel Kredi Düzenlemesi Yürürlüğe Girdi!

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, “Tarımsal Üretime Dair Faiz/Kar Payı Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi/Finansmanı Kullandırılmasına İlişkin Uygulama Esasları Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamda, tarımsal üretimde faaliyet gösteren çiftçilere önemli avantajlar sunulacak.

Yeni düzenlemeye göre, temel bitkisel ve hayvansal üretim konularında faaliyet gösteren üreticiler, 300 bin liraya kadar (bu tutar dahil) yüzde 100 faiz indirimli krediden yararlanabilecekler. Bu kredi imkanından faydalanan çiftçiler, kredinin yüzde 70’ini akaryakıt, veterinerlik hizmeti, yem, ilaç, aşı, gübre, tohum, fide gibi tarımsal girdiler için ayni olarak kullanabilecekler. Geri kalan yüzde 30’luk kısmı ise nakit olarak elde edebilecekler.

Üretim planlaması kapsamında üretim yapan çiftçiler yüzde 20, Bakanlıkça yayımlanan tip sözleşmeler ile sözleşmeli üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler ise yüzde 15 ilave faiz/kar payı indiriminden yararlanabilecekler. Bu destekle, çiftçilere üretimlerini daha verimli bir şekilde planlama ve gerçekleştirme fırsatı sunulacak.

Ayrıca, hastalıktan ari işletmeler için sağlık sertifikasına sahip bulunan ve bu sertifikayı alacak hayvancılık işletmelerine de yüzde 70-100 oranlarında faiz/kar payı indirimi sağlanacak. Bu düzenlemeyle birlikte, sağlık standartlarına uygun işletmelerin teşvik edilmesi ve sektördeki hastalık riskinin azaltılması hedefleniyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, bu düzenlemenin tarım sektörünün daha rekabetçi hale gelmesine ve çiftçilerin daha fazla desteklenmesine katkı sağlayacağını belirtiyor. Bu adımın, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve sektörün kalkınması açısından önemli bir kilometre taşı olduğu vurgulanıyor.

Bakanlık, Uygunluk Belgeleriyle Kredi Kullanımı Sağlayacak!

Tarım ve Orman Bakanlığı, yeni kurulacak seralar, kapalı bitkisel üretim üniteleri, mantar üretim tesisleri ve meyve bahçeleri için Bakanlık birimlerince onaylanan uygunluk belgeleri ile kredi kullanımını mümkün kılacak.

Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen proje sahipleri, tarımsal AR-GE firmaları ve girişimciler için Araştırma ve Geliştirme Destek Programı kapsamında önemli bir avantaj sağlanıyor. Bu gruplar, yüzde 50 faiz/kar payı indirimli yatırım ve işletme kredilerinden yararlanabilecekler.

Tarımsal inovasyon ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir adım olan bu destekler kapsamında, biyolojik ve/veya biyoteknik mücadelede kullanılan, mikrobiyal gübre, aminoasit içeren organik gübre, organik ve organomineral gübre, biyogaz atığından üretilen fermente gübre üretim tesisleri ve yatırımları da biyo-tarım yatırımları konusunda kredi/finansman imkanlarından faydalanabilecek.

Yeni yatırımlar için sağlanacak kredi/finansmanlarda, tarım dışı ve/veya tarımsal yapı izinlerinin alınmış olması şartı aranacak. Bu şartın yerine getirilmesiyle, sektördeki yatırımların mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesi ve sektörün sürdürülebilirliği sağlanacak.

Devamını Oku

Türkiye’nin Kümes Hayvancılığı Sektöründe Büyüme Devam Ediyor!

Türkiye’nin Kümes Hayvancılığı Sektöründe Büyüme Devam Ediyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin kümes hayvancılığı sektöründe sağlanan başarılar, son verilere göre göz kamaştırıcı bir şekilde devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Şubat ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretim istatistiklerini açıkladı ve rakamlar, sektördeki olumlu ivmenin sürdüğünü gösterdi.

Son verilere göre, şubat ayında tavuk eti üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %14,6 artarak 201 bin 680 tona yükseldi. Bu artış, sektördeki üretim potansiyelinin ve talebin arttığının önemli bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, tavuk yumurtası üretimi de aynı dönemde %7,3 artarak 1 milyar 733 milyon 464 bin adede ulaştı. Bu, sektörün yumurta talebine karşılık verme kabiliyetindeki güçlü performansını yansıtıyor.

Kümes hayvancılığı sektöründeki bu büyümenin arkasındaki faktörler arasında, sektördeki teknolojik yeniliklerin ve verimliliğin artması, üreticilere yönelik desteklerin etkili bir şekilde kullanılması ve tüketicilerin sağlıklı ve güvenilir protein kaynaklarına olan talebinin artması sayılabilir.

Ancak, veriler aynı zamanda sektördeki bazı dalgalanmaları da gösteriyor. Örneğin, tavuk yumurtası üretimi aylık bazda %5,7 azalırken, kesilen tavuk sayısındaki yıllık artış %13,1 olarak kaydedildi. Bu tür dalgalanmaların sektördeki dengeler üzerindeki etkilerini anlamak ve uygun önlemler almak, sektörün sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmasında önemli olacaktır.

Ayrıca, hindi eti üretiminde de dikkate değer bir artış yaşandığı görülüyor. Şubat ayında %31,2’lik bir artışla 4 bin 624 tonluk hindi eti üretimi gerçekleştirildi. Bu, sektördeki çeşitliliğin ve rekabetin arttığını gösteriyor.

TÜİK Verileri: Türkiye’nin Kümes Hayvancılığı Üretiminde Artış Sürüyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Şubat ayına ilişkin kümes hayvancılığı üretim verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamaya göre, tavuk eti ve tavuk yumurtası üretimindeki artış dikkat çekici düzeyde devam ediyor.

Şubat ayı verilerine göre, tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre %7,3 artışla 1,73 milyar adede yükseldi. Aynı dönemde kesilen tavuk sayısında %13,1, tavuk eti üretiminde %14,6 ve hindi eti üretiminde %31,2’lik artışlar kaydedildi. Ocak-Şubat dönemi değerlendirmesinde ise tavuk yumurtası üretiminin %6,8, kesilen tavuk sayısının %9,4, tavuk eti üretiminin %10,1 ve hindi eti üretiminin ise %32,2 arttığı belirtildi.

Tavuk eti üretimi bir önceki aya göre %0,7 oranında azalarak 201 bin 680 tona gerilerken, tavuk yumurtası üretimi ise %5,7’lik bir düşüşle 1 milyar 733 milyon 464 bin adede geriledi.

Bu veriler, Türkiye’nin kümes hayvancılığı sektöründe yaşanan olumlu gelişmelerin sürdüğünü gösteriyor. Sektördeki üretim artışları, hem yerel tüketim ihtiyacını karşılama kapasitesini artırıyor hem de ihracat potansiyelini güçlendiriyor.

Öte yandan, tavuk yumurtası üretimindeki azalışın nedenleri üzerinde detaylı bir değerlendirme yapılması gerekebilir. Sektör paydaşları, bu dalgalanmaları değerlendirerek stratejik adımlar atmaya devam edeceklerdir.

Kümes hayvancılığı sektörü, Türkiye’nin tarımsal üretim ve ekonomik büyümesinde önemli bir rol oynamaya devam ediyor. Gelecek dönemde sektörün karşılaşabileceği zorluklar ve fırsatlar yakından takip edilecek ve sektörün sürdürülebilir büyüme sağlaması için gerekli adımlar atılabilir.

Devamını Oku

Türkiye’nin Tarım Zenginliği : 21 Ürün AB Koruması Altında!

Türkiye’nin Tarım Zenginliği : 21 Ürün AB Koruması Altında!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye’nin muhteşem tarım potansiyeli, Avrupa Birliği tarafından verilen coğrafi işaretlerle daha da vurgulanıyor. İklimi, coğrafyası ve zengin mutfak kültürüyle Türkiye, tarım ve gıda alanında büyük bir çeşitliliğe sahip. Bu çeşitlilik, 21 tarım ürününün Avrupa Birliği koruması altına alınarak resmi olarak tescillenmesiyle daha da belirgin hale geliyor.

Şu ana kadar 21 ürün, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldı ve bu sayı her geçen gün artıyor. Ayrıca, tescil süreci devam eden ve askıya çıkan 4 ürün daha bulunuyor. Bu ürünlerin tescili, üç aylık askı sürecinde herhangi bir itiraz olmaması durumunda kesinleşecek. Türkiye’nin tarımsal zenginlikleri Avrupa Birliği’nin de dikkatini çekiyor ve bu tesciller, Türk tarım ve gıda sektörünün uluslararası alanda tanınırlığını ve değerini artırıyor.

Türkiye’nin Coğrafi İşaretli Ürün Sayısı Hızla Artıyor: Şimdi 1565 Ürün Tescilli!

Türkiye, zengin kültürel mirası ve çeşitlilik dolu coğrafyasıyla yıllardır tarım ve gıda sektöründe öne çıkan bir ülke olmuştur. Son verilere göre, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan coğrafi işaret tescilleriyle bu zenginlik daha da belirginleşiyor. Güncel istatistiklere göre, Türkiye’de 1565 ürüne coğrafi işaret tescili verilmiş durumda. Bununla birlikte, işlemleri devam eden başvuru/ürün sayısı ise 653. Bu rakamlar, Türkiye’nin coğrafi işaretler konusundaki artan ilgisini ve önemini gösteriyor.

10 yıl öncesine bakıldığında, 2014 yılında sadece 72 ürün için coğrafi işaret başvurusu yapılırken, bunlardan sadece 6’sı tescil edilebilmişti. Ancak, 2020 yılından itibaren başvuru ve tescil sayılarında belirgin bir artış görülmeye başlandı. 2020’de 478 başvuru ve 161 tescil gerçekleşirken, 2021’de bu rakamlar daha da yükseldi ve 577 başvuru ve 352 tescil ile rekor kırıldı.

2023 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu’na 385 ürün için coğrafi işaret tescili için başvuru yapıldı ve bunlardan 209’u tescil aldı. Bu hızlı artış, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını gösteriyor. Uzmanlar, Türkiye’nin potansiyel olarak 2500 civarında coğrafi işaret alabilecek ürüne sahip olduğunu tahmin ediyor. Ancak, bunlardan kaç tanesinin Avrupa Birliği’nden tescil alabileceği henüz belirsizliğini koruyor. Bu süreçte, Türkiye’nin tarımsal ve kültürel mirasını koruma ve tanıtma çabaları, ulusal ve uluslararası alanda takdirle karşılanmaya devam ediyor.

AB’den Türk Ürünlerine Artan İlgi: Son İki Yılda Tescil Sayısında Patlama!

Son dönemde, Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünleri Avrupa Birliği tarafından giderek daha fazla tanınıyor ve koruma altına alınıyor. Avrupa Komisyonu’nun ilk olarak 2013 yılında tescil ettiği Türk ürünü “Antep Baklavası/Gaziantep Baklavası” ile başlayan süreç, 2015 yılında Aydın inciri ve ardından 2017 yılında Malatya kayısısı ile devam etti. Ancak, gerçek patlama son iki yılda yaşandı.

2013 ile 2017 arasında yavaş bir başlangıç yapan tescil süreci, 2020-2022 döneminde hızla ivme kazandı. Özellikle 2023 yılında 10 ürünün tescil edilmesi, Türk ürünlerine Avrupa Birliği’nden gelen ilginin ve tescil taleplerinin arttığını gösteriyor. Bu trendin 2024’te de devam etmesi bekleniyor.

Türk ürünlerinin Avrupa Birliği tarafından tescil edilmesi, hem ürünlerin korunması hem de uluslararası alanda tanınırlığını artırması açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte Türk tarım ve gıda sektörü, Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma gelmek için önemli adımlar atmaya devam ediyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.